Ergenlikte Azalan İletişim: Gelişimsel Bir Süreç mi, Risk İşareti mi?

Eskiden okuldan gelir gelmez yaşadığı her şeyi anlatırdı. Şimdi ise odasına çekiliyor ve sorularımıza sadece kısa cevaplar veriyor.” Bu değişim, ergenlik dönemindeki çocukların ebeveynlerinden klinik uygulamada en sık duyduğumuz kaygılardan biridir. Peki, ergenlikte iletişimin azalması her zaman bir sorun mudur?

Ergenlik, bireyin kimlik geliştirdiği, bağımsızlaşmaya başladığı ve mahremiyet ihtiyacının arttığı önemli bir gelişim dönemidir. Bu süreçte ergenler, duygu ve düşüncelerini aileleri yerine zaman zaman arkadaşlarıyla paylaşmayı tercih edebilir. Bu durum, aile bağlarının zayıfladığı anlamına gelmez. Nitekim American Academy of Pediatrics, ergenlerin özerklik geliştirme çabasının sağlıklı gelişimin beklenen bir parçası olduğunu belirtmektedir. Benzer şekilde, gelişim psikoloğu Laurence Steinberg, ergenlikte mahremiyet ihtiyacının artmasının, bireyselleşme sürecini destekleyen önemli gelişimsel görevlerden biri olduğunu vurgulamaktadır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta; iletişim azalması ile ilişkisel kopmanın aynı şey olmadığıdır. Ergeniniz gün içinde yaşadığı her olayı sizinle paylaşmayabilir; ancak ihtiyaç duyduğunda yanınıza gelebiliyor, duygusal olarak ulaşılabilir olduğunuzu hissediyorsa güven ilişkisi büyük ölçüde korunuyor demektir.

Buna karşın, iletişimdeki azalmaya uzun süreli içe kapanma, arkadaş ilişkilerinden uzaklaşma, okul başarısında belirgin bir düşüş, yoğun kaygı, umutsuzluk, öfke patlamaları veya günlük yaşamı etkileyen davranış değişiklikleri eşlik ediyorsa, bu durum yalnızca ergenlik dönemiyle açıklanamayabilir. Böyle durumlarda bir ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almak faydalı olacaktır.

Ebeveyn olarak bu süreçte yapabilecekleriniz, iletişimin niteliğini güçlendirmek önemli bir rol oynar. Sürekli soru sormak yerine sohbet için doğal fırsatlar oluşturmak, konuştuğunda hemen çözüm üretmek yerine anlamaya çalışmak ve yargılamadan dinlemek, ergenlerin kendini daha güvende hissetmesini sağlar. Araştırmalar, duygusal olarak ulaşılabilir ve destekleyici ebeveyn tutumunun ergenlerin psikolojik iyi oluşunu ve aile içi iletişimi güçlendirdiğini göstermektedir.

Unutmayın, ergenlikte amaç çocuğunuzun size her ayrıntıyı anlatması değildir. Asıl önemli olan, ihtiyaç duyduğunda size güvenle başvurabileceği, dinleneceğini ve anlaşılacağını bildiği bir yetişkin olarak görmeye devam etmesidir.

Psikolog Gizem Atasoy Erikel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir